FutbolRPG

Türkiye'nin en iyi FutbolRPG'si
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Genelkurmay'dan HERON açıklaması

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Barcelona
Admin
Admin
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 726
Points : 1120
Rep : 8
Kayıt tarihi : 20/07/10
Yaş : 22

MesajKonu: Genelkurmay'dan HERON açıklaması   Cuma Tem. 23, 2010 2:04 pm




Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı
Tuğgeneral Metin Gürak, TSK içindeki bazı askeri personelin HERON
insansız hava araçlarını düşürmeye çalıştıklarıyla ilgili iddialar
konusunda, bu konunun basında yer aldığı gibi ne isim ne rütbe ne de
kimliğini belli edecek hiçbir bilgi olmayan belirsiz iki kişi arasında
geçen bir konuşma metni olduğunu belirterek, halen Genelkurmay Askeri
Savcılığı'nın konu üzerindeki delil tespiti işlemleriyle ilgili
çalışmasını çok yönlü olarak sürdürdüğünü bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığı Karargahında yapılan basın bilgilendirme
toplantısında konuşan Tuğgeneral Gürak, son günlerde bazı basın yayın
organlarında TSK içindeki bazı askeri personelin kamuoyunca HERON diye
bilinen ve Güneydoğu'da görev yapan insansız hava araçlarını düşürmeye
çalıştıklarıyla ilgili iddialara yer verildiğini hatırlattı.
Tuğgeneral Gürak, ''Öncelikle bu konu basında yer aldığı gibi ne isim
ne rütbe ne de kimliğini belli edecek hiçbir bilgi olmayan iki belirsiz
kişi arasında geçen bir konuşma metnin MİT'ten Genelkurmay Başkanlığına
25 Ekim 2007 tarihinde gönderilmesiyle başlamıştır'' dedi.
Konuşma metninin Genelkurmay Başkanlığınca incelendiğini ve 26 Ekim
2007 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderildiğini bildiren
Tuğgeneral Gürak, metnin Kara Kuvvetleri Komutanlığına gönderilme
sebebinin ise o tarihte İsrail'den kiralanan tek insansız hava aracının
Kara Kuvvetlerinin kontrolünde Batman'da konuşlu bulunması olduğunu
söyledi.
Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından 28 Ekim 2007 tarihinde verilen
soruşturma emrinin ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı
tarafından derhal soruşturmaya başlandığını, olayla ilgili olarak aynı
gün dinleme kararları alındığını ve soruşturmanın genişletildiğini
anlattı.
Tuğgeneral Gürak, şunları kaydetti:
''Bugün itibarıyla soruşturmanın uzun sürmesi elbette eleştiri konusu
olabilir, ancak soruşturmanın uzun sürmesinde kasıt olduğunu ileri
sürmek yanlıştır. Geniş bir yelpazede olayla ilgisi olabileceği
düşünülen tüm şahıslar mahkeme kararıyla dinlenecek, ses analizleri
yapılacak, kimlikleri tespit edilecek ifadeleri alınarak ve neticede bir
sonuca ulaşılacaktır. Bu işlemler ise doğal olarak zaman almaktadır.
Ayrıca bu süreçte istihbarat kaynaklarından ilave bilgi talep
edilmiştir.
Soruşturmanın Kara Kuvvetleri Komutanlığından Hava Kuvvetleri
Komutanlığına aktarılmasının nedeni ise soruşturma kapsamında belirlenen
iki askeri personelin Hava Kuvvetleri Komutanlığında görevli
olmalarıdır. Nitekim soruşturmayı devralan Hava Kuvvetleri Komutanlığı
Askeri Savcısı da ilave bir takım araştırmalarla soruşturmayı daha da
derinleştirmiştir.''
Ancak konuşma metnin bütün uğraşılara rağmen delillendirilememesi
nedeniyle soruşturmada istenilen mesafenin alınamadığını vurgulayan
Tuğgeneral Gürak, diğer taraftan soruşturmayı yürüten savcıya 26 Mart
2009 tarihinde gelen bir ihbar CD'sinin incelenmesi neticesinde Hava
Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından 19 Şubat 2010
tarihinde verilen yetkisizlik kararından sonra ilgili dosyanın Milli
Savunma Bakanlığınca 18 Mayıs 2010 tarihinde görevli savcılık olarak
belirlenen Genelkurmay Askeri Savcılığına intikal ettirildiğini
kaydetti.
Tuğgeneral Gürak, ''Halen Genelkurmay Askeri Savcılığı konu
üzerindeki delil tespiti işlemleriyle ilgili çalışmasını çok yönlü
olarak sürdürmektedir'' diye konuştu.
''AMİRAL YASAL HAKLARINI KULLANACAKTIR''
Bazı medya organlarında sürekli olarak adı belirtilen bir amiralin
ise o tarihte bulunduğu karargahta insansız hava araçlarıyla ilgili bir
görevi olduğunu bildiren Tuğgeneral Gürak, bu amiralin 5 Kasım 2007
tarihinden sonra Ankara'daki Savunma İşbirliği Ofisinde (ODC) ABD ile
istihbaratın paylaşımı maksadıyla görevlendirildiğini söyledi.
Tuğgeneral Gürak, ''Adı geçen amiral elbette bu insafsız iddiaları
ortaya atanlar hakkında yasal haklarını kullanacaktır'' dedi.
Yine bazı medya organlarında İsrail'den kiralanan HERON insansız hava
aracının 14 Temmuz 2008 tarihinde düşmesiyle ilgili çeşitli iddiaların
ortaya atıldığını ve bu olayla ilişkilendirilmeye çalışıldığını ifade
eden Tuğgeneral Gürak, o tarihte İsrail'den kiralık olarak alınıp
kullanılan HERON insansız hava aracının İsrailli personel tarafından
kullanıldığını ve HERON'un iniş esnasında meydana gelen kırım sonucu
kullanılmaz hale geldiğini bildirdi.
''TSK'NIN BÜTÜN PERSONELİ GÖREVİNİN BAŞINDADIR''
Tuğgeneral Gürak, Hakkari Çukurca Hantepe'deki terörist saldırı
sonrasında saldırı haberini alan Tümen Komutanı ve Tugay Komutanı'nın
çatışma çıkan bölgeye helikopterle inmek istediğini, ancak sıcak temas
devam ettiği için bunu yapamayarak, her türlü riski göze alarak olay
yerindeki personele karadan ulaştıklarını belirtti.
Tuğgeneral Gürak, ''Bu olayda da görüldüğü üzere, yargı sürecinde
sanık bile olsalar, bazıları tarafından masumiyet karinesi ayaklar
altında çiğnenerek suçlu olarak gösterilseler dahi bütün bu şartlar
altında bile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bütün personeli görevinin
başındadır. Bizim için vatan, şeref, dürüstlük, vazife ve sevgi herşeyin
önündedir'' diye konuştu.

''TERÖRİSTLERİN ÇOK BÜYÜK BİR TELAŞ VE KARGAŞA İÇERİSİNE GİRDİKLERİ GÖZLENMİŞTİR''
Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak,
son dönemde terör örgütü mensuplarının giriştikleri eylemlerde, fazla
sayıda zayiat verdiklerinin tespit edildiğini ifade ederek, ''Etkisiz
hale getirilen teröristlerin çoğunun bölücü terör örgütüne yeni katılan
teröristlerden olduğu ve ailelerin bu durumdan bölücü terör örgütünü
sorumlu tutması sonucu, ailelerle bölücü terör örgütü arasında
problemler yaşandığı belirlenmiştir'' dedi.
Genelkurmay Başkanlığı Karargahında yapılan basın bilgilendirme
toplantısında konuşan Tuğgeneral Gürak, 18 Haziran 2010 tarihinde
yapılan bilgilendirme toplantısında, terör olaylarının artmasının
muhtemel olduğunu belirttiklerini ve nedenlerini açıkladıklarını
söyledi.
Halen, terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı bir sürecin
içerisinde bulunulduğuna dikkati çeken Tuğgeneral Gürak, 25 Haziran 2010
tarihinden bugüne kadar geçen süre içerisinde, meydana gelen iç
güvenlik olayları hakkında bilgi verdi.
Dönem içerisinde meydana gelen olaylarda; 19 güvenlik görevlisinin
şehit olduğunu, 47 güvenlik görevlisi ve 5 vatandaşımız yaralandığını
bildiren Tuğgeneral Gürak, aynı dönemde 45 teröristin etkisiz hale
getirildiğini ayrıca, 13 terör örgütü mensubunun da kendiliğinden
güvenlik güçlerine teslim olduğunu kaydetti.
Terörist zayiatlarıyla ilgili bazı bilgileri de paylaşan Tuğgeneral Gürak, şunları kaydetti:
''Son dönemde bölücü terör örgütü mensuplarının giriştikleri
eylemlerde, fazla sayıda zayiat verdikleri belirlenmekte ve aralarında
yaptıkları telsiz konuşmalarında 'halimiz kötü', 'zor durumdayız'
şeklinde içinde bulundukları durumu anlatan ifadelerine sık olarak
rastlanmaktadır.
Ayrıca, etkisiz hale getirilen teröristlerin çoğunun bölücü terör
örgütüne yeni katılan teröristlerden olduğu ve ailelerin bu durumdan
bölücü terör örgütünü sorumlu tutması sonucu, ailelerle bölücü terör
örgütü arasında problemler yaşandığı belirlenmiştir.''
ELE GEÇİRİLEN SİLAH VE MÜHİMMAT
Tuğgeneral Gürak, 25 Hazirandan bugüne kadar ele geçirilen silah ve
mühimmata ilişkin de bilgi verdi. Buna göre, ''16 el yapımı mayın
bulunarak, etkisiz hale getirildi. Bir havan, 8 roketatar, 4 makineli
tüfek, 50 kaleşnikof piyade tüfeği, 3 M-16 piyade tüfeği, 4 G-3 piyade
tüfeği, 1 bombaatar, 3 LAW, 6 tabanca, 37,850 kilo plastik patlayıcı
madde, 107 el bombası, 20 roketatar mühimmatı, 11 bin 566 Kaleşnikof
piyade tüfeği mermisi, 5 bin 340 Bixi makinalı tüfek mermisi, 12 telsiz
ile bol miktarda yaşam malzemesi'' ele geçirildi.
Tuğgeneral Gürak, dönem içinde ele geçirilen silah ve malzemenin cins ve miktarlarının da dikkat çekici olduğunu vurguladı.
TERÖRİST SALDIRILAR
Dönem içinde meydana gelen Pervari Doğanköy Sarıyaprak, Şemdinli
Beyyurdu, Çukurca Hantepe bölgeleri ve Pervari ile Yüksekova ilçe
merkezlerindeki olayların, öne çıkan önemli olaylar olduğunu ifade eden
Tuğgeneral Gürak, 30 Haziran 2010 tarihinde bir grup terör örgütü
mensubu tarafından, Pervari'nin Doğanköy Sarıyaprak ileri üs bölgesinde
konuşlu bulunan birliklere beş noktadan roketatar ve uzun namlulu
silahlar ile saldırı girişiminde bulunulduğunu hatırlattı.
Bu saldırı ile eş zamanlı olarak, diğer bir terörist grup tarafından
Doğanköy Sarıyaprak'da yol emniyeti için görevlendirilmiş olan geçici
köy korucularından oluşan time de silahlı saldırıda bulunulduğunu
belirten Tuğgeneral Gürak, şunları kaydetti:
''Bu olayda, teröristlerin bulunduğu bölgeye insansız hava aracı sevk
edilmiş, alınan görüntüler değerlendirilmiş, terörist grupların
kaçmasını engellemek maksadıyla; bir taraftan tespit edilen hedefler
ateş destek vasıtaları ve taarruz helikopterleri ile ateş altına
alınırken, diğer taraftan bölgeye takviye birlikler sevk edilerek,
teröristler ısrarla takip edilmiş ve 12 terörist silah ve
teçhizatlarıyla etkisiz hale getirilmiştir.
Çıkan çatışmalarda, teröristlere yönelik manevra yapan birliğin
başındaki üsteğmenimiz ile açılan ilk ateş sonucu 1 uzman erbaşımız ve 3
geçici köy korucumuz şehit olmuş, 1 astsubayımız ile 1 erimiz
yaralanmıştır.''
Tuğgeneral Gürak, dönem içerisinde, Irak'ın kuzeyinde başta Kandil
Dağı ve Hakurk Bölgesi olmak üzere, 1-2 Temmuz 2010 gecesi, tespit
edilen terör örgütüne ait hedeflere hava harekatı yapıldığını
hatırlattı.
Bir diğer önemli olayın ise 5 Temmuz 2010 tarihinde, Şemdinli'nin
Beyyurdu köyündeki ileri üs bölgesine teröristler tarafından düzenlenen
saldırı girişimi olduğunu belirten Tuğgeneral Gürak, bu olayda, güvenlik
güçleri tarafından, bir grup terör örgütü mensubunun, üç ayrı noktadan
üs bölgesine yönelik taciz ve saldırı girişiminde bulunmak üzere olduğu
tespit edildiğini söyledi.
Terör örgütü mensuplarının ateş altına alındığını ifade eden
Tuğgeneral Gürak, hedeflerine ulaşamayacaklarını anlayarak kaçmaya
çalışan terörist grupların, insansız hava aracı vasıtasıyla tespit
edilerek, bölgeye sevk edilen birliklerce ısrarla takip edildiğini ve
ateş destek unsurlarıyla ateş altına alındığını kaydetti.
Tuğgeneral Gürak, ''Bunların neticesinde; üs bölgesine sızma
girişiminde bulunan gruptan 12 terörist silah ve teçhizatları ile
birlikte etkisiz hale getirilmiş, ayrıca bir gün sonra bu silahlı
saldırıya katılan teröristlerden birisi kendiliğinden teslim olmuştur.
Aynı olayda 3 erimiz şehit olmuş, 3 erbaş veya erimiz de hafif şekilde
yaralanmıştır'' diye konuştu.
Bu olayların, son zamanlarda terör örgütünün düzenlemiş olduğu
silahlı saldırı sonrasında aldıkları darbeleri ve verdikleri zayiatı
göstermesi bakımından oldukça çarpıcı olduğuna işaret eden Tuğgeneral
Gürak, ''Teröristlerin bu olaylar sonrasında, çok büyük bir telaş ve
kargaşa içerisine girdikleri gözlenmiştir'' dedi.
HANTEPE SALDIRISI
Son günlerde meydana gelen diğer bir önemli olayın ise 20 Temmuzda
Çukurca Hantepe üs bölgesine yönelik silahlı saldırı girişimi olduğunu
belirten Tuğgeneral Gürak, bu olayda teröristlerin üs bölgesinde bulunan
unsurlara ağır kayıp verdirmek amacıyla, üs bölgesine hakim noktada yer
alan ileri emniyet mevzilerine taciz ve sızma girişiminde bulunduğunu
söyledi.
Bu ileri emniyet mevzilerinde görevli personelin, takviye amacıyla
gönderilen birliklerin de desteğiyle terör örgütünün amacına ulaşmasına
engel olduğunu vurgulayan Tuğgeneral Gürak, çatışmalarda 1 üsteğmen, 4
uzman erbaş ve 1 onbaşının şehit olduğunu, ayrıca 9 erin hafif şekilde
yaralandığını kaydetti.
Eylemin 20 Temmuz 2010 tarihinde, 02.00-03.00 saatlerinde
gerçekleştiğini, bölgede başlatılan takip operasyonunun, gün boyu devam
ettiğini ifade eden Tuğgeneral Gürak, bölgedeki hareketliliğin akşam
saatlerine kadar, hatta gece de devam ettiğini belirtti.
Daha sonra yapılan bölge aramasında etkisiz hale getirilen dört
teröristin bulunduğunu bildiren Tuğgeneral Gürak, ''Ancak; Hantepe'ye
saldıran teröristlerin yapılan teknik takibinden ve resmi kanallardan
intikal eden istihbarat raporlarından teröristlerin en az dokuzunun
etkisiz hale getirildiği, ayrıca çok sayıda yaralılarının da bulunduğu,
diğer taraftan ölü ve yaralılarını bölgeden uzaklaştırma ve mümkünse
hudut ötesine aktarma yönünde talimat aldıkları, bu taşımayı yaparken
zorlandıkları ve taşıma yapmak üzere katır talebinde bulundukları tespit
edilmiştir'' diye konuştu.

''YASADAKİ SINIRLAMALAR DIŞINDAKİ TÜM DİĞER KONULAR, YÜKSEK ASKERİ ŞURANIN TAKDİRİNDE OLAN KONULARDIR''
Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak,
bazı il ve ilçe merkezlerindeki olayların, terörün sadece kırsal alanda
değil, yerleşim merkezlerinde de var olduğu ve yayılma eğilimi içinde
olduğunu gösterdiğini söyledi.
Genelkurmay Başkanlığı Karargahında yapılan basın bilgilendirme
toplantısında konuşan Tuğgeneral Gürak, 25 Hazirandan bugüne kadarki
dönem içerisinde, terör örgütünün Pervari ile Yüksekova gibi ilçe
merkezlerinde gerçekleştirdiği terör eylemlerinin dikkati çektiğini
belirtti.
Terör örgütünün dağ kadrosundan şehir merkezlerine sevk edilen
teröristler ve işbirlikçileri tarafından yapılan eylemlere işaret eden
Tuğgeneral Gürak, 14 Temmuz 2010 tarihinde, Yüksekova ilçesinde mesaiye
gitmek üzere yaya olarak ilçe merkezinden geçmekte olan bir uzman
çavuşun, arkadan silahlı saldırıda bulunulması sonucu şehit edildiğini
hatırlattı.
Tuğgeneral Gürak, 18 Temmuz 2010 tarihinde de, yine Yüksekova ilçe
merkezinde, bölgeye yeni atanan ve birliğine katılmak üzere seyahat eden
bir yüzbaşının takip edildiğini, yüzbaşının yolu üzerindeki bir iş
yerinin önünde ve yol kenarında bulunan mazgal demirinin altına
yerleştirilen el yapımı patlayıcının infilak ettirildiğini, yüzbaşının
ağır şekilde yaralandığını, hayati tehlikesinin devam ettiğini anlattı.
Bu olayların yanı sıra, 16 Temmuz 2010 tarihinde, Siirt'in Pervari
İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına terör örgütü mensuplarınca, roketatar ve
uzun namlulu silahlarla bir saldırı girişiminde bulunulduğunu ifade
eden Tuğgeneral Gürak, olayda 5 polis memuru ile seken şarapnel
parçaları sonucu İlçe Emniyet Müdürlüğü yanında konuşlu Jandarma Asayiş
Komando Bölük Komutanlığı emniyet nöbetçisi 3 erin hafif şekilde
yaralandığını kaydetti.
Tuğgeneral Gürak, ''Bazı il ve ilçe merkezlerinde, özellikle de
Yüksekova ilçe merkezinde, her gün yaşanan sivil itaatsizlik olayları,
bir uzman çavuşumuzun şehit edilmesi, bir subayımızın el yapımı
patlayıcıyla ağır şekilde yaralanması ve Pervari ilçe merkezinde
güvenlik güçlerine yapılan saldırı, terörün sadece kırsal alanda değil,
yerleşim merkezlerinde de var olduğu ve yayılma eğilimi içinde olduğunu
göstermektedir'' dedi.
YÜKSEK ASKERİ ŞURA
Yüksek Askeri Şura'nın olağan toplantısının 1-4 Ağustos 2010
tarihlerinde yapılacağını da hatırlatan Tuğgeneral Gürak, şöyle devam
etti:
''Devam eden yargı sürecinde adı geçen Türk Silahlı Kuvvetleri
personeline nasıl bir işlem yapılacağı, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanunu'nun 65'inci maddesinde yazılıdır. Bu kanun gizli değildir. Her
yerde bulunup okunabilir. Çok net olan bu kanun okunmadan yapılan
yorumlar ve ortaya atılan iddialar gayri ciddidir. Yasadaki sınırlamalar
dışındaki tüm diğer konular, Yüksek Askeri Şuranın takdirinde olan
konulardır.''
AA
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://futbolrpg.hareketforum.net
FC Bayern
Editör
Editör
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 105
Points : 247
Rep : 1
Kayıt tarihi : 20/07/10
Yaş : 107
Nerden : Nereye

MesajKonu: Geri: Genelkurmay'dan HERON açıklaması   Cuma Tem. 23, 2010 8:47 pm

İnsan kendi uçağını düşürmek ister.Eğer doğruysa bu açıkça VATAN HAİNLİĞÎ'dir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Genelkurmay'dan HERON açıklaması
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» KEVSER SURESİ'nin Açıklaması
» sökmeli etol ve açıklaması
» Aeolian shawl Şal Yapımı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FutbolRPG :: Haberler :: Türkiye'den Haberler-
Buraya geçin: